Bir tarifi de "tutarsızlık" sözcüğüne tekabül eder.
Seni bi gün mutluluktan havalara atan ertesi gün tutmayı unutunca yere çakılıverirsin.
Kucaktaki oyuncaksındır işte.
Gel derler gelirsin, tutmazlar düşersin...
"Her gün sevgi gösterisi olmaz canım" derler, böyle bakınca güzel de bir mazerettir elbet.
Halbuki senin beklediğin "sevgi gösterisi" değildir,
soğuk caddeden sıcak eve geldiğinde günün tatlı tatlı dedikodusunu yapabilmek, iki lafın belini kırabilmektir..
Kocaman bir sessizliğin yanına "ilişmek" değil..
Birden tokat gibi çarpar sonra, hiç anlamadığın bir cümle takip eder;
"Başka yerlerdeki kocaman eksiklikleri küçücük yerlerde doldurmaya çalışma" diye.
Kim bilir neler gizlemiştir içinde o cümle, ama karşındaki hiçbir zaman sana ne dediği açıkça belli olan bir cümle söyeyecek cesarette değildir..
Uyursun sonra. Unutmayı isteyerek uyursun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder