Saflığın başladığı ve bittiği yer neresidir?
Saflık kime aittir? Kişiye mi, yaşananlara mı, hissedilenlere mi? Yoksa zamana mı?
Neye atfedilebilir, kime ait kılınabilir?..
Insan kendini en çok kendi "belgeleriyle" hatırlıyor.. Resimlerle, satırlarla..
Satırlar arasına saklanmış kendini gördüğünde, bazen kendine bile şaşırıyor insan, bir çift gözden, bir tel saçtan bile ne çok kelimeye, ne çok an'a uzandığına hayret ediyor.. Tek bir sözcüğün, bir bakışın bile içini nasıl titretebildiğine, bulutların üzerine çıkarabildiğine inanamıyor..
"Ne safmışım" diyor, "ne safça sevmişim".. "ne safça sevmiş beni.."
Nerdeydi saflık peki?.. Sevende mi, yoksa sevilende mi?.. Aşkta mı, acıda mı?.. Yoksa "zamanda" mı?..
Uzun zamandır bunu düşünüyorum.
Belki de asıl soru; saflığın nerede olduğu değil,
benim onu niçin arıyor olduğum..
benim onu niçin arıyor olduğum..